Ana Sayfa İletişim
     
Türkiye Beton Katkısı Alanında Avrupa Pazarının %40 ını elinde bulunduruyor.  
  Derneğimizin Başkanı Emrah ERTİN, Dünya Gazetesi’nin Hazır Beton & Çimento ekinde yayınlanan röportajında sektörü değerlendirdi.( yayın tarihi: 25.08.2016 )

1- Beton katkı sektörünün şu anki durumunu değerlendirir misiniz? Yıllar itibarıyla sektörün gelişimini nasıl yorumluyorsunuz? Sektöre dair kısa ve orta vadeli öngörüleriniz nelerdir?

Beton ve Harç Kimyasal Katkı Maddeleri Üreticileri Derneği (KÜB) olarak, kuruluşumuzun 18.yaşında, hizmet verdiğimiz beton ve inşaat sektörünün oldukça hareketli, zaman zaman inişli-çıkışlı ancak büyüme trendinin devam ettiği bir dönemini yaşıyoruz. Kurulduğumuz yıllarda beton imalatında kimyasal katkı kullanılması neredeyse özel bir durum iken günümüzde hem pratikte hem de ilgili standartlarda kimyasal katkılar betonun vazgeçilmez bir bileşeni haline gelmiştir. Ülkemizde ve Dünya’da son 20 yılda inşaatı mümkün olan bir çok olağanüstü yapının beton imalatı esnasında karşılaşılan zorluklar beton kimyasal katkı teknolojisinin sağladığı özellikler sayesinde aşılabilmiştir. Beton katkıları, beton yapılarda yüksek mukavemet, dayanım, geçirisimsizlik gibi özellikleri sağladığı gibi çok uzun ve yüksek mesafelere pompalanabilmeye, çok farklı kalıp şekillerinde, çok soğuk ve çok sıcak havalarda beton dökülmesine imkan tanımaktadır. Aynı zamanda yapıların sürdürülebilirliğine de katkı sağlamaktadırlar. Beton kimyasal katkı teknolojileri, bilimsle gelişmeler ve inovasyonlar ile önümüzdeki dönemde de beton ve inşaat sektörüne hem teknik ve ekonomik hem çevresel katkılar sağlamaya devam ederken bazı yeni uygulamalar ve imalatlar için de ilham verecektir.

2- Sektörün 2015 yılında sergilediği performansı değerlendirir misiniz? Üretim kapasitesi, yıllık tüketim miktarı, ciro, büyüme oranı, toplam firma sayısı, yaklaşık istihdam gibi elinizde bulunan rakamsal verileri paylaşabilir misiniz?

KÜB üye firmalarımızdan aldığımzı verilere göre 2015 yılında beton katkı sektörünün hacimsle büyüklüğü 480 bin ton mertebesinde gerçekleşmiştir. Bu hacmin takribi %80’i beton içerisindeki su miktarını azaltmaya yönelik normal ve süper akışkanlaştırıcı katkılardır.
Beton katkı sektörünün yıllık büyüme trendleri hazır beton ve inşaat sektörlerinin verileri ile paraleldir. Sektörümüzdeki üretici firma sayısı 30’un üzerindedir.

3- 2016, Beton Katkı sektörü için nasıl bir yıl oluyor? Rakamsal verilerle açıklar mısınız? Sektörün üretim, büyüme konularındaki hedef ve beklentilerini bizimle paylaşır mısınız?

2016 yılının ilk çeyreği inşaat ve beton sektörü için olumlu geçti. Dolaysıyla bizim çatı ve iş veren sektörlerimizde olumlu durum beton katkı sektörüne de yansıdı. İlk çeyrekte sektörümüzün %5’in üstünde büyüdüğünü düşünüyoruz.. İkinci çeyrekte ise göreceli bir yavaşlama gözlemledik. Ancak yine de büyüme trendi devam etti. Ülkemizin içinden geçtiği zorlu ve meşakatli dönemin yıllık üretim hacmi ve büyüme verilerine olabilecek etkilerini ise sektörün çok hareketli olduğu Ağustos- Ekim ayları arasındaki performansa bakarak ve yaşayarak göreceğiz. KÜB, olarak beklentimiz ve dileğimiz, ülkemizin ve milletimizin huzur, barış ve birliktelik içerisinde yaşamasıdır. Bu ortam beraberinde ülke ekonomisine ve inşaat sektörüne pozitif bir momentum getirecektir.

4- Sektörün 2015 yılı ihracat ve ithalat değerleri nelerdir? Bu yıla dair ihracat tahminleri nelerdir? Daha çok hangi ülkelere/bölgelere ihracat yapılıyor ve hedef pazarlar nelerdir?

Son beş yılda Türk müteahhit firmalarının yurt dışında aldıkları 2000’in üzerindeki projenin değeri 125 milyar USD’yi aştı. Bu kadar büyük rakamların konuşulduğu ve yılda takribi 2 milyon kişiye istihdam sağlayan inşaat sektörüne hizmet veren yapı kimyasalları ve beton katkıları pazarına giren yerel üretici ve global üreticilerin sayısı özellikle son beş yılda katlanarak ve sektörün büyüme oranlarının çok üstünde arttı. Beton katkı sektöründe onlarca üretici ve yüzlerce üretici-dağıtıcı değişik oyuncu var. Böyle bir ortamda derneğimiz KÜB’ün misyonu ve bu doğrultuda faaliyetleri daha da önem kazanmıştır.

Derneğimizin temel amaçlarını ve misyonumuzu şu şekilde sıralayabiliriz; beton ve harç kimyasal katkı maddeleri üreticilerini bir çatı altında toplayarak, aralarındaki koordinasyonu sağlamak, beton ve harç katkıları üretiminin evrensel kalite ölçülerine, ulusal ve uluslararası standartlara uygun olarak yapılmasına katkıda bulunmak, sektörün ilgili kişi ve kuruluşlarına teknik, ekonomik ve sosyal yönden konu üzerinde rehberlik yaparak tüketiciyi bilinçlendirmek ve yeni teknolojilerin sektöre tanıtılmasını ve uygulanmasını sağlamak.

Bu misyon doğrultusunda KÜB olarak, üyesi olduğumuz İMSAD(Türkıye Inşaat Malzemesı Sanayıcılerı Dernegı) YÜF (Yapı Ürünlerı Üretıcılerı Federasyonu) ve EFCA (Avrupa Beton Katkıcıları Federasyonu) kuruluşlarıyla ve inşaat ve beton sektörünün diğer paydaş kuruluş ve dernekleriyle aktif bir birliktelik yürütmekteyiz. Üye firmalarımızın ürünlerinin yapılan testlerle kalite standartlarının takibinde, uygunluk testlerinin yaptırılmasında ve raporlanmasında, KGS (Kalite Güvence Sistemi İktisadi İşletmesi) ile işbirliği içerisinde çalışmaktayız

Türkiye haricinde Türk Müteaahitleri’nin etkin olduğu Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika pazarlarına, Rusya, Kafkasya ve yakın Balkan coğrafyasına beton katkı ve yapı kimyasalları ihracatı yapılıyor.

5- Sektörün uluslararası pazarlarda rekabet düzeyi nedir? Pazar payının daha çok olduğu ülkeler hangileridir? Bu bağlamda Türkiye’nin dünya ve Avrupa’daki konumunu değerlendirir misiniz?

KÜB olarak üyesi olduğumuz EFCA (Avrupa Beton Katkı Federasyonu) verilerine göre Avrupa’nın hacimsel olarak en büyük beton ve beton katkı pazarı Türkiye’dir.
Almanya, İngiltere, İspanya, Fransa ve İtalya gibi Avrupa’nın inşaat ve beton pazarının önde gelen ülkeleri dahil olmak üzere EFCA’nın 11 üye ülkesinin verilerine göre 2015 yılında Avrupa’daki beton katkı pazarı hacimsel olarak takribi 1.2 milyon ton mertebesindedir. Türkiye, kabaca 480 bin ton ile bu pazarın %40’ını temsil etmektedir. Esasen bu doğal ve beklenmesi gereken bir orandır. Nitekim ülkemiz, yıllık 110 milyon m3 mertebesindeki hazır beton üretim hacmi ile Avrupa’nın birinci, Dünya’nın dördüncü hazır beton pazarıdır.
Bu hacimsel öncülüğün haricinde Türkiye inşaat ve beton sektörü uyguladığı yenilikler, zor şartlardaki imalat teknikleri ve ürün teknolojileri ile Avrupa’da sektöründe söz sahibi ve etkin konumdadır.

6- Sektörün şu anda en önemli gündem maddeleri nedir? Önemli sıkıntı ve problemleriniz ile bu sorunların çözümüne ilişkin öneri ve beklentilerinizi aktarır mısınız?

Sektörde beton uygulamaları ve betonda kullanılan kimyasal katkı teknolojileri konularında mevzuatların ve teknik şartnamelerin yenilenmeye ve güncellenmeye ihtiyacı var. Bu noktada ilgili devlet birimleri ve inşaat sektörü derneklerinin ortak bir platformda teknik çözümleri üretebilmek için birlikte çalışması gerekiyor. Teknik komiteler kurarak çözüm aranması ve bu kapsamda sektörü, paydaşları ile daha ileriye götürmek gerekiyor. Sektörde zaman zaman karşılaşılan haksız rekabetin önüne geçilmesi için tüketicinin bilinçlendirilmesi ve kalitenin bir zorunluluk hatta rutin hale getirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

KÜB olarak gündemimizde yer alan bir diğer önemli konu da Çevre Etki Beyannamesidir. Bu beyannamede ürünlerin, kullanıldıkları alanda yaşam döngüleri boyunca çevreye yaptıkları etkiler, şeffaf, ölçülebilir ve karşılaştırılabilir bir şekilde tüketicinin bilgisine sunulmaktadır. Bu beyanname ile beton katkılarının içerdikleri hammaddelere göre çevre etkileri kamuya açılabilecek ve kayıt altına alınacaktır. Üyesi olduğumuz Avrupa Beton Katkıcıları Federasyonu (EFCA)’nın oluşturduğu, ilgili organlarca onaylanmış ve kabul görmüş model ve hesap şekline göre beton katkıları sektöründe sadece KÜB üyesi firmalar ürettikleri beton ve harç katkılarının çevre etki beyannamelerini yayınlama imkanına sahiptirler.


 
     
  [hl_Resim1]